Bozdağ: 'Sorumlu cumhurbaşkanlığına geçiyoruz'

Adalet Bakanı Bozdağ anayasa değişikliği görüşmelerine ilişkin "Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu yok sadece vatana ihanetten suçlandırılıyor. Bütün bunlardan dolayı da cumhurbaşkanına bir sorumluluk getiriliyor ve denetimi güçlendiriliyor" dedi.

11-01-2017 16:12

Haberler »


 

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, A Haber kanalının canlı yayınında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak, soruları yanıtladı. 
 
"Sorumlu cumhurbaşkanlığına geçiyoruz"
Bozdağ, mevcut durumda kimsenin, cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemlerle resen imzaladığı emir ve kararlar aleyhine yargıya müracaat hakkının bulunmadığını belirterek, şöyle devam etti:
 
"Şimdi bunlara yargı yolu açılıyor, bu da hukuk devletini güçlendiriyor. Cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu yok, kimse siyasetten sorumlu tutamaz, tek başına yaptığı, imza attığı her işten başbakan ve ilgili bakan sorumlu. Sorumsuz bir cumhurbaşkanlığı sistemi var bizde, müessesesi var. Şimdi sorumsuz cumhurbaşkanlığı müessesesinden sorumlu cumhurbaşkanlığına geçiyoruz, bu da hukuk devletini güçlendiriyor. Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu yok, sadece vatana ihanetten suçlandırılıyor. Şimdi bütün bunlardan dolayı da cumhurbaşkanına bir sorumluluk getiriliyor ve denetimi güçlendiriliyor. Bütün cumhurbaşkanı iş ve işlemlerine karşı yargı yolu açılıyor." 
 
Bozdağ, düzenlemeyle yargıda "askeri ve sivil" ayrımının ortadan kaldırılarak birliğin sağlanacağını vurguladı. 
 
Yüksek mahkemelere üye seçimi
Bozdağ, yeni düzenlemeyle HSYK'nın cumhurbaşkanının seçtiği üyelerinin dışındaki üyelerini Meclisin seçmesinin getirildiğini dile getirerek, "CHP 'Meclis ne yaparsa yanlış yapar veya neyi seçerse yanlış seçer, siyaset nerede olursa yanlış yapar' mantığına teslim olmuş durumda. Siyaseti kötülemek bize bir şey kazandırmaz. Siyaset iyi şeyler yapıyor, yapılmasına vesile oluyor. Şimdi Yargıtay kendi seçerse doğru, bürokrat yaptığında güzel yapar veya kürsüdekiler kendi seçerse o da doğru, onlar da doğru yapar veya başka bir kurul seçerse seçici kurul olursa o da doğru, onlar da doğru yapar ama milletin seçtiği temsilcileri Hakimler ve Savcılar Kuruluna üye seçerse bunlar kötü yapar, bunlar yanlış yapar, bunlar doğru iş yapmaz mantığı maalesef demokrasiyi, milli iradeyi ve hukuk devletini gerçek anlamda hazmedememiş olanların yaptığı değerlendirmedir." ifadelerini kullandı. 
 
"Cumhurbaşkanına fesih yetkisi şu anda anayasamızda var"
Yeni düzenlemenin cumhurbaşkanına "Meclis'i fesih" yetkisi tanıdığı hatırlatılarak, muhalefetin "Fesih yetkisinin Atatürk'e bile verilmediği" şeklindeki eleştirileri hatırlatılınca Bozdağ şunları kaydetti:
 
"Söyleyecek laf bulamıyorum, yani yalanın bu kadarı olur ancak diyorum. Neden? Cumhurbaşkanına fesih yetkisi şu anda anayasamızda var. Anayasanın 116. maddesine göre cumhurbaşkanı hükümetin kurulamaması veya güvenoyu ile düşmesi yeni güvenoyu alamaması, belli şartlar var orada, 45 gün geçmesi halinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı'na danışarak Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerini yenileme yetkisi var, böyle bir karar alabilir. Peki uygulandı mı bu? 7 Haziran seçimlerinden sonra 45 gün içerisinde hükümetin kurulamamış olması nedeniyle sayın Cumhurbaşkanı Anayasanın 116. maddesindeki bu yetkisini kullandı, Türkiye'yi seçime götürdü mü? Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilendi mi? Yenilendi ama ne yapıyorlar, sanki böyle bir yetki yokmuş da anayasada ilk defa bu yetki cumhurbaşkanına veriliyormuş gibi bir takdim yapılıyor. İşte 'abartılı çarpıtma' dediğim şey tam da bu."
 
"Burada ilk defa olan şey nedir?" diye soran Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Doğru olan şey şu, Atatürk döneminde de İnönü döneminde de Bayar döneminde de Cemal Gürsel döneminde de diğer cumhurbaşkanları döneminde de veya partiler döneminde de parlamentoya hiçbir zaman verilmemiş olan bir yetki, ilk defa parlamentoya veriliyor o da nedir? Cumhurbaşkanının görevine seçime gitmek usulüyle son verme yetkisi getiriyor. Yani bu parlamentoyu güçlendiren bir şey. İlk defa Atatürk döneminde olmayan bir şeyi parlamentoya bu anayasa teklifi veriyor, parlamentoyu güçlendiriyor. Cumhurbaşkanı şu anda seçime götürdüğünde bir müeyyidesi yok, kendi oturuyor koltuğunda ama bu düzenlemeden sonra parlamentoyu seçime götürme kararı aldığı zaman kendi de seçime gidecek. Şimdi müeyyidesiz bir uygulama var. Şimdi anayasa diyor ki 'Sayın cumhurbaşkanı sen seçime götürebilirsin parlamentoyu ama seçime götürdüğünde kendin de seçime gideceksin', seçime gittiği zaman kendi dönemi de kısalacak, hani beş yıllığına seçiliyor ya diyelim ki bir sene sonra gitti, bir dönemi gitmiş olacak. İkinci dönem seçilemediği zaman da zaten kendi ömrünü de kısaltmış olacak bir müeyyide getirildi."
 
"Teröristin FETÖ ile irtibatı konusunda da benim de bir şüphem yok"
Karlov suikastının çok açık bir siyasi suikast olduğuna inandığını belirten Bozdağ, şöyle devam etti:
 
"Bu suikastı gerçekleştiren teröristin FETÖ ile irtibatı konusunda benim de bir şüphem yok. Yani bu çok net bir şekilde gözüküyor zaten. Elde edilen veriler de bunu gösteriyor. Benim üzüldüğüm şey, Türkiye'nin emniyet teşkilatı içerisinde birisini bir terör örgütünün terörist olarak kullanabilmesidir. Nitekim silahlı kuvvetlerimizin içerisinde de terör örgütü darbe teşebbüsü sırasında oradaki bu şerefli üniformayı giyen bazı kişileri terör örgütünün elemanı olarak kullandı ve darbe teşebbüsüne kalkışıldı. Onun için devletin içerisinde özellikle bütün kamu kurumlarının içerisinde milletine, devletine, anayasal düzenine, kanunlarına sadakati esas almak Türkiye için son derece önemli. Zaten bu arındırma çalışmaları da bu çerçevede yürüyor ve bundan sonraki süreçte de aynı şey olması lazım."
 
ABD'ye gönderilen Gülen dosyaları 
Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in iadesiyle ilgili ABD'ye gönderilen dosyaların mahkemeye ulaştırılmadığına ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine Bakan Bozdağ, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Haberler doğru, gönderilmedi. Amerika Adalet Bakanlığıyla yaptığımız görüşmede de ben kendilerine bunun mahkemeye gönderilmesini söyledim. Onlar da bize şunu söyledi, 'Biz dosyamızın daha güçlü olmasını istiyoruz, çünkü sizin biz burada mahkeme nezdinde avukatlığınızı yapacağız, reddedilmek istemiyoruz' dediler. Biz de dedik ki 'Siz gönderin, reddediyorsa mahkeme reddetsin, biz dosyanın çok sağlam olduğuna inanıyoruz, bu geçici tutuklama dosyasından daha güçlü dünyanın başka ülkelerinde de bir talep olduğunu zannetmiyorum' dedim. O günden bugüne yine göndermediler, bakanlıkta hala dosya tutuluyor."
 
Vatandaşlıktan çıkarma
Bozdağ, son yayımlanan kanun hükmünde kararname ile yurt dışında olan ve FETÖ bağlantılarından ötürü aranan bazı kişilerin vatandaşlıktan çıkarmalarının yolunun açıldığı belirtti. 
 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, iade konusunda ilgili makamların "Siz vatandaşlıktan çıkardınız bunu niye iade edelim." diyebileceklerine işaret ederek, şunları kaydetti:
 
"Ama burada şunu vatandaşlarımızın da çok iyi bilmesi lazım, vatandaşlıktan çıkarılmış olması suçlarını ortadan kaldırmıyor. Türkiye'nin yargılama yetkisi ortadan kalkmıyor, cezalandırma yetkisi ortadan kalkmıyor, ceza alması halinde cezasını infaz yetkisi ortadan kalkmıyor. Başka ülkelerin Türkiye'ye bunları iade etme, hükümlü ise nakletme ve diğer adli yardımlaşma müesseselerindeki yükümlülüklerini yerine getirme sorumluluğu da ortadan kalkmıyor. Bunun altını özellikle çizmek isterim, nerede olursa olsun ister vatandaşlıktan çıksın ister çıkmasın Türkiye aleyhine suç işleyen birini yargılama yetkisi bağımsız Türk mahkemelerine aittir."
 
KAYNAK: AA
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
İlginizi çekebilecek diğer haberler